küçük süprizler büyük mutluluklar

Dün benim için çok sıradan bir gündü günlük iş yerindeki rutün işler faturalar, makbuzlar, çekler vs vs akşam saat 7 gibi çalışmaktan gözlerim acır bir halde

ayrıca başım kazan gibiydi iş çıkışı her zamanki gibi eşim beni almaya geldi bu ana kadar her şey normaldi arabaya bindiğim anda bir farklılık olduğunu hissettim tanıyorum kocamı benden bişey saklayamaz
ama yolu yarılıyana kadar bişey söylemedi tüm ısrarlarıma rağmen
sonunda arabayı bir alışveriş merkezine doğru sürmeye başladı tamam dedim bloğu okudu bana kitap alacak dedim hatta kendisinede dedim süprizi anladım kitap alacaksın dedim hayır dedi peki ne dedim çiğ köfte alıcam dedi bu arada ben en çok gittiğimiz yerdeki çiğ köfteyi seviyorum sebebi içine özel sos koymaları vede nane


sen kitapcına git kitabını al arabada buluşalım dedi öyle mutlu oldum ki anlatamam koşa koşa kitapcıya gittim çok şükür iz varmış hemen aldım sonra düşündüm efeye uzun zamandır masal kitabı almıyorum 2 tanede paşaya aldım güllüye almadım çünkü onun kitabı daha bitmedi
gün batalı çok olmamıştı ortalık en sevdiğim renkti gündüz ile gecenin ortası turuncu tonlarda gülüşmeler vede kısa tatlı bir sohbetten sonra asıl süpriz şimdi dedi canım ben etrafta çiçek arıyorum sağa sola bakınıyorum ama çiçeği göremedim sonra aslında aradığımın büyük birşey değil küçük bir yüzük olduğunu fark ettim hemde çok sevdiğim beğendim bir yüzük
işten yorgun argın ayrılan bende ne yorgunluk kaldı nede baş ağrısı çok mutlu oldum insan ara sıra hayatında değişiklikler istiyor taze bir nefes almak istiyor şimdi ben haftanın sonuna yaklaşmışken çok mutluyum

İZ (okumak istiyorum )

Yakın çevremizde benzerlerini görebileceğimiz gerçeklikte bir baba-kız öyküsü... Babasına hayran Verda, hatta âşık. Biricik kahramanım diyor onun için. Ne var ki, yıllar önce annesiyle babasının boşanmasından sonra ayrı düşmüşler birbirlerine. Çatışmışlar, çelişmişler ama sevgileri içten içe hep sürmüş. Kariyerinde zirveye ulaşmış ünlü avukat Vedat Karacan'ın intiharıyla başlıyor öykü. Bu beklenmedik ölümün ardında yatan gizi çözmek Verda'ya düşmektedir. Geriye dönüp baktığında yüzleştiği keşke'leriyle, pişmanlıklarıyla ve içini kavuran devasa bir özlemle sürecektir babasının izini... Minicik çocuk ellerimi avucunun içine hapsettiğinde, yüreğim yüreğinde eriyordu babacığım. Parmaklarım büyüdü diye mi tutmuyorsun artık ellerimi? Keşke hep küçük kalsalardı... Ne oldu da ayrıldı ellerimiz baba? Hiçbir zaman soramadım bunu sana. Sormak istediğimde fırsat olmadı, fırsat olduğunda cesaretim... Soluk soluğa okuyacağınız, farklı bir Canan Tan romanı...